İlerlemeniz
Sertifikanızı alınDers 11: Problem çözme teknikleri
Kimse sorunları sevmez, özellikle de iş yerinde. Ancak bunlar günlük iş rutinimizin bir parçası. Bu derste, iş yerinde ya da özel hayatınızda zorlu durumları kolayca çözmek için kullanabileceğiniz, denenmiş ve kanıtlanmış en yaygın 5 problem çözme tekniğinden bahsedeceğiz.
-
Nefes alın ve verin
Temellerden başlayalım. Sorun ne kadar kötü, durum ne kadar ciddi olursa olsun basit bir şey yapabilirsiniz: nefes alıp verin.
Çoğu insan bir sorunun adı geçtiği anda strese girer. Hemen bir yanıt bulmaları gerektiğini hissederler, suçlayacak birini ararlar ve hızlı, kolay bir çıkış isterler. Birdenbire bir sorunla yüzleşmek başlı başına bir soruna dönüşür.
Tam da bu nedenle yavaşlamak ve bir nefes almak önemli. Strese girdiğimizde kritik bir hata yaparız: ikili problem çözme denen şeye başvururuz. Başka bir deyişle, yeni ve daha verimli bir şey denemek yerine sorunlara kanıtlanmış çözümleri deneyerek seçeneklerimizi sınırlarız.
-
İlk problem çözme aşaması olarak harika sorular sorun
Soru sormak, problem çözme öncesi aşamanın bir parçasıdır. Soru sorduğunuzda beyniniz farklı senaryolar ve karar verme yolları üretebilir. Ne kadar çok soru sorarsanız sorununuza çözüm bulmak o kadar kolay olur.
-
Yalnızca kendinize güvenmeyin
Bunun çılgınca geldiğini biliyoruz, ama bizi dinleyin. Sorunların ortaya çıkıp çözülmeden kalmasının pek çok nedeninden biri, kendimizi onlardan uzaklaştıramayacak kadar tembel ya da meşgul olmamızdır. Başka bir deyişle, uzaklaşıp büyük resme bakmak yerine yalnızca kendi bakış açımızdan düşünürüz.
Örneğin bizim sektörümüzdeyseniz (SaaS), insanların uygulamanıza kaydolup deneme süresinden sonra kaybolduğu bir durumla karşılaşabilirsiniz. Elbette web sitenize daha fazla trafik çekmeyi deneyebilirsiniz; ama yapabileceğiniz başka şeyler de var. İşte kendinize sorabileceğiniz bazı sorular:
- İş sektörüm değişti mi?
- Uygulamam gerçekten müşterilerimin ihtiyaçlarını karşılıyor mu?
- Satış stratejimin iyileştirilmesi gerekiyor mu?
Sonuç: Belirli bir sorunu ele almaya çalışmadan önce büyük resme bakın.
-
Sorunları çözmeye yardımcı olmak için yoğun beyin fırtınası yapın
Herhangi bir sorunu çözmenin en etkili yollarından biri beyin fırtınası oturumudur. Elbette her beyin fırtınası oturumunun ön koşulu yargılamayan, samimi bir ortamdır.
Şimdi, profesyonel gibi beyin fırtınası yapmak istiyorsanız şu adımları izlemeniz gerekiyor.
-
HMW ya da Nasıl Yapabiliriz
Ekibinizde yaratıcılığa ilham vermek için oturuma “Nasıl yapabiliriz…” gibi bir soruyla başlayın. Soru, ilham verecek ve yaratıcılığı besleyecek kadar açık uçlu olmalı. Ancak aynı zamanda oturum katılımcılarını eldeki soruna odaklı tutacak kadar da odaklı ve dar olmalı.
-
Her şeyi yazın
Beyin fırtınası oturumunuzdaki her üye, tüm fikirlerini bir tahtaya ya da yapışkan notlara yazmalı. Tüm fikirleriniz hazır olduğunda bunları ortak bir tahtaya koyun. Yeterli fikir üretemiyorsanız oturumu aynı soruyla tekrarlayın.
-
Fikirlerinizi görüşün
Sizin ve ekibinizin ürettiği fikirlerin her birini görüşmek için “Şunu beğendim…”, “Keşke…”, “Ya şöyle olsaydı…” gibi ifadeler kullanın.
-
En iyi fikirleri seçin
Artık tüm fikirleriniz tek bir yerde olduğuna göre en iyisini bulma zamanı. Örneğin katılımcıların yapışkan notlarla oy vermesini sağlayabilirsiniz. Ayrıca “Rasyonel seçim”, “Herkes için en iyi çözüm” gibi fikir kovaları da oluşturabilirsiniz.
Bu yaklaşımı kullanarak, ilk başta çılgınca görünen ama uzun vadede aslında çok mantıklı olan bazı fikirleri kurtarabilirsiniz.
-
Problem çözme stratejileri belirleyin
Bu aşamada en iyi beyin fırtınası fikirleriniz elinizde. Şimdi en iyilerini seçme ve onları hayata geçirmek için bir plan oluşturma zamanı.
-
HMW ya da Nasıl Yapabiliriz
-
5 Neden
Bir sorunun kökenine hızla ulaşmak istediğinizde bu tekniği deneyin. Tek yapmanız gereken “Neden” sorusunu beş kez sormak. Elinizdeki sorunla başlayın ve neden olduğunu sorun; yanıtınızın nesnel olduğundan emin olun. “Neden” sorusunu dört kez daha sormaya devam edin. Bir noktada sorunuzun gerçek yanıtına ulaşacak ve çözüm aramaya başlayabileceksiniz.
Bu tekniğin en büyük zorluğu, her “neden”e rasyonel ve nesnel yanıtlar vermektir. Kendi bakış açınızdan yanıt verme dürtüsüne direnin. Bunun yerine bir şeyin neden olduğunun mantıklı sebebini düşünün. Unutmayın: bir şeyi bilmediğinizi kabul etmek, öznel bir yanıt vermekten çok daha iyidir.
Hatırlanması gereken en önemli nokta, sorunların her zaman ortaya çıktığı ve çıkmaya devam edeceğidir. Onları nasıl çözeceğiniz size kalmış; artık bunu nasıl yapabileceğinizi biliyorsunuz!